Café-Philo 14. Herman Melville'in Kâtip Bartleby Romanının Varoluşçu Felsefe Bakımından Bir Değerlendirilmesi, Prof. Dr. Metin Bal, 18 Temmuz 2020 Cumartesi. 20:00 - 23:00 saatleri arasında Skype Programı üzerinden online canlı video görüntülü olarak gerçekleştirilecektir. Tartışılacak yapıt: Melville, Herman (2015) Yazıcı Bartleby, Bir Wall Street Öyküsü, Bartleby, the Scrivener, A Story of Wall Street. Çev. Murat Belge, Wyn Kelley’nin Önsöz’ü ve Murat Belge’nin Sonsöz’üyle, İstanbul: İletişim Yayınları.

 

Bartleby: “Yapmamayı tercih ederim.” (s. 49), “Karşılaştırmamayı tercih ederim.” (s. 51), “Bunu yapmamayı tercih ederim.” (s. 54), “Bakmamayı tercih ederim.” (s. 55), “Gitmemeyi tercih ederim,” (s. 56), “Söylememeyi tercih ederim.” (s. 62), “Gitmemeyi tercih ederim.” (s. 66), “Terk etmemeyi tercih ederim.” (s. 70), “Hayır, bir değişiklik yapmamayı tercih ederim.” (s. 77), “Bugün akşam yemeği yememeyi tercih ederim,” (s. 81)

Melville, Herman (2015) Yazıcı Bartleby, Bir Wall Street Öyküsü, Bartleby, the Scrivener, A Story of Wall Street. Çev. Murat Belge, Wyn Kelley’nin Önsöz’ü ve Murat Belge’nin Sonsöz’üyle, İstanbul: İletişim Yayınları.

Stoacı Epiktetos: “Topallık bacağına engeldir, (:s. 4) ahlak duyuşuna (ya da tercihine) [Gr. prohairesis, “tercih”] değil. Başına bir şey geldiğinde, bunu kendine söyle; senin değil, başka bir şeyin engelle karşılaştığını göreceksin.” s. 5. Epiktetos (2019) Enkheiridion, çev. C. Cengiz Çevik, İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.

 

 

Kâtip Bartleby  ile ilgili yazdığım Duvarlar Arasında adlı rap müziğe uygun şarkı sözlerimi İsacan Bavuk seslendirdi. 44:00’ıncı dakikadan başlıyor: https://www.youtube.com/watch?v=A5dKuw5WFWY

 

 

 

 

DUVARLAR ARASINDA

Metin Bal[1]

 

 Olay, yer, zaman, kim?

Duvarlar arasında.

 

Ölçtük biçtik,

Saatler geçirdik,

Kaldı hayaller,

Duvarlar arasında.

 

Döküldük, Yıkıldık,

Temizlik,

Duvarlar arasında.

Sustuk ağladık,

Geçiyor içim,

Duvarlar arasında.

 

Aradık arandık,

Özgür ve tutsak,

Tanıdıkla yabancı herkes,

Çekiyor,

Duvarlar arasında.

 

Öldük, dirildik,

Gömüldük, yaşıyoruz bak,

Duvarlar arasında.

 

Döner mevsimler ve güneş,

Yağmurlarla yıldızlar,

Bekle eser fırtına,

Duvarlar arasında.

 

                              1. Sayfa
 


[1] Prof. Dr., DEÜ Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü öğretim üyesi. www.metinbal.net E-posta: balmetin@gmail.com

 

Yaklaşırken birbirine,

Kutsal ve küfür,

Meleklerle Tanrı,

Ayrılır aşıkla sevgili,

Duvarlar arasında.

 

Yüreğinde sitemler,

Gözünde yaşlar,

Öyle dolarken,

Aşkla yürü sen,

Duvarlar arasında.

 

Nerde benim kitaplar?

Yazdığım o defterler,

İşte orda raflarda,

Yine öyle kayıplar,

Duvarlar arasında.

 

Durma öyle orada,

Önde misin arkada?

Böyle dümdüz aratma,

Duvarlar arasında.

 

Ben biraz kanadım,

İşte şimdi boyadım,

Nasıl da renk verdim,

Duvarlar arasında.

 

Aha şimdi eğitim,

Hep duvardan öğrendim,

Hadi konuş ağzından,

Konuş kendi ağzından,

Yankı, duvarlar arasında.

 

2. Sayfa

Metropolde insanı,

Ayrı ruh bedeni,

Kayıp parkta doğası,

Üstünde taç yaprağı,

Vazoda kırık çiçek,

Bak açıyor,

Duvarlar arasında.

 

Bitmez çıkmaz sokaklar,

Peşimde canavarlar,

Kayboluyor insanlar,

Duvarlar arasında.

 

Uzun uzun konuşma,

Köşelerden o sözler,

Etrafımda dönerken,

Bak değişti gramer,

Duvarlar arasında.

 

Gölge misin gerçek mi?

Ne varsın nede yok,

Duvarlar arasında.

 

Diyorlar: “Sıkıntı yok!”,

Sonra, “İkinci şans yok!”

Yoksa değil mi onlar,

Duvarlar arasında?

 

Zaman hem de mekan,

Sanki benim içimde,

Dönüyor dolaplar,

Duvarlar arasında.

 

Sundukları seçenek,

Sanki benim tercih,

Duvarlar arasında.

 

3. Sayfa

Çok uzağa gidemem,

Ama sana gelirim,

Duvarlar arasında.

 

Bak, dinle bunu,

Olsun bizim şarkımız.

Havalandır odanı,

Bir açıklıkta sen bul,

Duvarlar arasında.

 

Açıldık, sürüklendik,

Vuruyor kıyı kıyı,

İşte o dalgalar,

Duvarlar arasında.

 

Geçmiş yine gelecek,

Film devam edecek,

Sabah güneş doğacak,

Duvarlar arasında.

 

İşte bu canlı duvar,

Durgun bir nehir,

Akıyor Bartleby,

Duvarlar arasında.

 

Uyan hadi! O ışık,

Karanlıkla açıklık,

Çağırıyor Bartleby,

Duvarlar arasında.

 

Uyan hadi! O ışık,

Karanlıkla açıklık,

Çağırıyor Bartleby,

Duvarlar arasında.

                          4. Sayfa

*****    SON    *****

 

 

Epiktetos: “Böyle bir durumda Sokrates veya Zenon ne yapardı?” (Epiktetos, 2019: 18) Epiktetos (2019) Enkheiridion, çev. C. Cengiz Çevik, İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.

Epiktetos: “Bize bağlı olan şeyler […] eylemimizle belirlenen her şeydir. Bize bağlı olmayan şeyler ise bedenimiz, mal varlığımız, ünümüz, makamımız ve kısacası eylemimizle belirlenmeyen her şeydir. […] Bize bağlı olan şeyler doğası gereği özgür, engellenmemiş ve durdurulmamış karakterdedir.” (Epiktetos, 2019: 1)

“Açlıktan ölmek ve bu sayede üzüntüden ve korkudan kurtulmak bolluk içinde yozlaşarak yaşamaktan iyidir, keza kölenin kötü olması da senin mutsuz olmandan iyidir.” (Epiktetos, 2019: 5)

“Kendini elindeki gücü kullanmaya alıştır.” (Epiktetos, 2019: 6)

“Özgür olmak isteyen biri başkalarına bağlı olan bir şeyi ne istesin ne de ondan kaçınsın, aksi halde köle olması kaçınılmazdır.” (Epiktetos, 2019: 6)

“Yaşamda sanki bir şölendeymişsin gibi davranman gerektiğini hatırla. Etrafında dolaştırılan yemek önüne geldiğinde elini uzat ve payına düşeni kibarca al. Kaçırırsan ya da henüz sana gelmemişse ısrarla elini uzatma, ona kavuşma arzunu belli etme, sadece önüne gelmesini bekle. […] Bir gün tanrıların şöleninde hak ettiğin değeri bulacaksın. Ancak payına düşeni önüne geldiğinde de almayıp önemsemezsen, sadece tanrıların şölenini değil, onların kuralını da paylaşmış olacaksın. Nitekim Diogenes, Herakleitos ve onlar gibi adamlar böyle yaptıkları için haklı bir şekilde tanrısal oldu ve yine haklı bir şekilde tanrısal olarak anıldı.” (Epiktetos, 2019: 7) 

“Aklında hep şu düşünce olsun: “Bu adamı rahatsız eden şey yaşanan olay değil (zira bu olay bir başkasını da rahatsız etmez), olayla ilgili kanaatidir.” ” (Epiktetos, 2019: 7)

“Sana düşen, sana verilen rolü hayranlık uyandıracak şekilde oynamaktır, rolü belirleyense başkası.” (Epiktetos, 2019: 8)

“İyinin gerçek doğası sana bağlı olan şeylerden biriyse, onda kıskançlığa ve çekememezliğe yer yoktur ve sen de praetor, senatör ya da consul değil, sadece özgür bir insan olmayı isteyeceksin. Bunun tek bir yolu var, o da sana bağlı olmayan şeyleri küçümsemendir.” (Epiktetos, 2019: 8)

“Her gün ölümü, sürgünü ve korkunç görünen her şeyi gözünün önüne getir, ama özellikle ölümü, böylece sefil bir düşünce içinde olmayacak, sınırını aşan bir şeyi amaçlamayacaksın.” (Epiktetos, 2019: 9)

“Marul demetinin fiyatı ne? Bir obolos, diyelim. Birisi bir obolos verirse marul demetini alır, sen bir obolos vermediğin için onu alamazsın. Böyle bir durumda kendini marul demetini alan kişiden daha kötü hissetmemen gerekir, zira onun marulu var, senin de marul demeti için harcamadığın bir obolosun.” (Epiktetos, 2019: 11) 

“Olimpiyat oyunlarında kazanmak mı istiyorsun? Tanrılar aşkına, ben de istiyorum. Bu iyi bir şey, ama onun öncesinde ve sonrasında olanları düşün, bunu yaptıktan sonra görevine başla. Disiplinli olmak, sıkı bir diyet yapmak, tatlı keklerden vazgeçmek, belli bir saatte, sıcakta ve soğukta zorlu bir eğitimden geçmek zorundasın. […] Sonra yarışma başladığında, rakibinin yanında yeri kazanabilirsin, bileğin yerinden çıkabilir, ayak bileğini burkabilir, çok miktarda kum yutabilir, bazen de kırbaçlanabilir ve dayak yiyebilirsin. Bütün bunları düşündükten sonra hala istiyorsan yarışmaya katıl, aksi halde yarışmanın ortasında çocuk gibi geri kaçacaksın. Atletler bazen giladyatörlerle dövüşür, bazen borazan çalar, sonra da bir oyunu canlandırır. Sen de bazen bir atlet, bazen bir gladyatör, sonra bir retorikçi, sonra bir filozof oluyorsun, öyle mi? Ancak ruhen tümüyle bir hiçsin. Bir maymun gibi gördüğün her şeyi taklit ediyorsun, bazen biri, bazen de bir başkası olmayı kafaya koyuyorsun. Hiçbir şeyin arkasından ihtiyatla gitmiyorsun, gerekli tüm hazırlıkları yaptıktan sonra başlamıyorsun, aksine rastgele ve üstünkörü hareket ediyorsun.” (Epiktetos, 2019: 13)

“Polyneikes ile Eteokles’i birbirine düşman eden şey de krallık yetkisinin güzel olduğu düşüncesiydi. […] Dolayısıyla neyi arzulaması ve neyden uzak durması gerektiğini dikkatle tartan biri aynı zamanda neye bağlandığını da dikkatlice tartmalıdır.” (Epiktetos, 2019: 15)

“Çoğu zaman sessiz ol, sadece gerekli şeyleri birkaç kelimeyle dile getir, ama bu nadiren olsun. (:s. 16) […] Gladyatörlerden, at yarışlarından, sporculardan veya her durumda denk geleceğin yeme ve içmeyle ilgili konulardan bahsetme, daha da önemlisi, insanlar hakkında konuşma, onları kınama, yüceltme ya da karşılaştırma.” (Epiktetos, 2019: 17)

“Yönetici ilkeni yaralamama erdemi.” (Epiktetos, 2019: 21)

“Nasıl ki yürürken bir dikene basmamaya veya bileğini burkmamaya dikkat ediyorsan, aynı şekilde yönetici ilkeni yaralamamaya da dikkat et.” (Epiktetos, 2019: 21)

“Hiçbir koşulda kendine filozof deme ve eğitimsiz insanların arasında felsefi ilkelerinden fazla bahsetme, sadece ilkelerine uygun hareket et.” (Epiktetos, 2019: 22) “Sokrates’in gösteriş izlenimini nasıl yok ettiğini hatırla, insanlar ondan kendilerini başka filozoflarla tanıştırmasını istediklerinde, bu isteği yerine getirirdi, kendisine aldırış edilmemesini önemsemedi.” (Epiktetos, 2019: 22) (Bkz. Protagoras diyaloğu)

“Sıradan insanlara felsefi ilkelerini gösterme, bırak, onlar ilkeler öğütüldüğünde çıkan sonuçları görsünler.” (Epiktetos, 2019: 23) 

“Sadece bedensel ihtiyaçlarını karşılayarak sade bir yaşam sürmeye alışmışsan, bunu başardığın için böbürlenme, aynı şekilde sadece su içiyorsan, her fırsatını bulduğunda sadece su içtiğini söyleyip durma.” (Epiktetos, 2019: 23) 

“İlerlemenin işaretleri: Kimseyi kınamaz, kimseyi övmez, kimseyi suçlamaz, kimsede kabahat bulmaz, önemli biriymiş ya da bir şey biliyormuş gibi kendinden bahsetmez. […] Tam iyileşmemiş bir hasta gibi hareket eder […] Sözün özü, kendini tetikte bekleyen düşmana karşıymış gibi kendine karşı korur.” (Epiktetos, 2019: 23)

“Her durumda eyleme geçmeden önce şu düşünceleri benimsemeliyiz: “Ey Zeus ve Kader, götürün beni / Çok önceden beni uygun gördüğünüz yere, / Geleceğim durmadan, iradem zayıf ve korkak olsa da, / Geleceğim yine de.” [Zenon’dan sonra Stoa Okulu’nun yöneticisi Kleanthes’in şiiri] […] “Anytos ve Meletus beni öldürebilir, ama yaralayamaz.” [Sokrates’in Savunması, 30c-d.]” (Epiktetos, 2019: 26)

Ana Sayfa