18. Dünya Felsefe Günü Konferansı. (18th World Philosophy Day Conference) Tarih: 25 Kasım 2019 Pazartesi. Yer: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tınaztepe Kampüsü, Edebiyat Fakültesi, B Blok. Sınıf: B 356. Saat: 14:00 - 16:30. Buca-İZMİR.

1-) Fransız Aydınlanması ve Voltaire'in Candide Romanı, (French Enlightenment and Voltaire's Candide) Konuşmacı: Arş. Gör. Can TURAL

2-) Eleştiri ve Özgürlük Felsefesi. Victor Hugo'nun Sefiller Romanının Felsefi Bir Yorumu, (Philosophy of Criticism and  Freedom: A Philosophical Interpretation of Victor Hugo's Les Misérables ) Konuşmacı: Prof. Dr. Metin BAL

Afişi yaratan sanatçı Sn. Hüseyin KILINÇ

Can TURAL

Prof. Dr. Metin BAL

Açılış Konuşması: https://www.youtube.com/watch?v=F9aa2PDWUZA

 

18. Dünya Felsefe Günü Konferansı İçin Açılış Konuşması

https://www.youtube.com/watch?v=F9aa2PDWUZA

Metin Bal[1]

 

► Sevgili meslektaşım Sn. Can TURAL hocam, değerli öğrencilerim, saygıdeğer katılımcılar,

 

Şimdi, 25 Kasım 2019 Pazartesi Günü, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü, kısaca UNESCO gözetiminde ve ajandasında, ilki 21 Kasım 2002’de kutlanan Dünya Felsefe Günü’nün 18’incisini, iki ayrı konuşmadan oluşan bir konferansla kutlamak üzere, güneşin ışıklarını yatay gönderdiği bir sonbahar günü öğleden sonra, bir araya geldik.

 

Hoşgeldiniz.

 

Dünya çapında 5 gün önce, 21 Kasım 2019 Perşembe Günü, çeşitli etkinliklerle kutlanan Dünya Felsefe Günü’nün bu yılki amacını UNESCO şöyle açıklıyor: “Farklı bölgesel bağlamlarda felsefenin önemine dikkat çekmek.”[2]

 

Bizimki kadar güzel bir bölge var mı şu yeryüzünde? Bakın ne diyoruz: “İzmir, güzel İzmir’imiz.” Dolmuşçunun bile adını bilmediği Tınaztepe’de, bir öğretmen kürsüsü bile olmayan bu sınıfımızda, yine de bir araya geliyoruz.

 

Bakın! hep birlikte Bucalıyoruz ya da felsefe yapmaya çalışıyoruz.

 

Neden peki? Birbirimizden öğrenmek için. Düşünebilmek için.

 

Bizim “üniversitemiz” hangisidir? Elbette bu duvarlar arasında değil o. Bu duvarlar arasında değil, bizim aramızda, birlikte kurduğumuz o şeydir.

 

“Benim üniversitelerim”[3] (1923) meslektaşlarımla, öğrencilerimle aramda kuruyor olduğum şeydir. Bir felsefe hocası olarak, bunu anlatmaktan vazgeçmeyeceğim.

 

Olaylar başımızdan geçer. Gözlerimiz en geride kalır. Her şeyi bir kez daha görebilmek için. Bunu felsefenin hayvanı olan, Minerva’nın, o bilgelik Tanrıçası Athena’nın Baykuşu da diyebilirsiniz. Olaylar işte böylece, onun uçuşuyla öykümüzü oluşturur. İşte felsefe ya da sizin öykünüz budur.

 

Felsefe, bu geri çekiliş ve sürekli hazırlık bizim direnişimizdir. Eylemimiz ise her defasında bizim inisiyatifimizdir.

 

Felsefe Aristoteles’in dediği gibi “ilk bilim”dir. "Bilim itaat tanımaz." (Adorno) fakat bilim, bilim insanının neye bağlı olduğunu sorgular. Bu sorgulamayı kendimiz ve birbirimiz hakkında yapmalıyız.

 

Bizi etkileyenler bizim için olanlardır.

 

Bizim için olan şeyler henüz sizin dünyanızda var olmuş durumdalar mı? Bugün sizin için olan bir şeyin, sizin için var olmasını sağlamaya çalışıyoruz. Bu bir “felsefe” dersi.” Felsefeye Giriş” dersi ve psikolog olarak kendisini yetiştirenler için bir eğitimin, “başlangıç” dersi. Ruhun ya da daha doğrusu psişik varolanın peşinde olduğunuzu düşünüyorum. Size tüm psişik varolanlar için yazılmış, onlara armağan edilmiş yapıtlardan söz edeceğiz. Size bırakılan mirasın farkına varmanızı sağlayacağız.

 

“Felsefe” “insanlık” düşüncesini ilgilendiren sorunların tümü demektir. Düşünen bir kimseye bu sorunların hepsi saldırır. Felsefe eğitimi, “felsefe yapmayı öğrenmek” demek. “Felsefe yapmayı öğrenmek” düşünebilmeyi öğrenmek demek, “düşünmek” ise, “insanlığı ilgilendiren sorunların hepsine maruz kalmak” demektir.

 

Peki, bu sorunların ne olduğunu görmek onlarla ilgilenmek anlamına geliyor mu? Felsefe yapmayı “boş iş” ya da “umutsuz uğraş” haline getiren nedenlerden en etkilisi, insanlığı ilgilendiren sorunları çözebileceğimize olan inancı yitirmiş insanlardan oluşan bir toplumda yaşıyor olmamızdır.

 

Bugün neden konuşmak istiyoruz? Bu sorunun cevabı konferansımızın arka planıdır:   “Dünya Felsefe Günü etkinliğini oluştururken UNESCO, insan onuru ve çeşitliliğine saygı duyan uluslararası bir felsefi tartışma kültürünü geliştirmeyi çabalar. Dünya Felsefe Günü akademik görüş alışverişini cesaretlendirir ve gündeme getirdiği global konularda felsefi bilginin katkısına dikkat çeker.”

 

Peki, UNESCO “Dünya Felsefe Günü” diye bir etkiliğe neden gerek duydu? 

 

Şu nedenle: “Birçok düşünür “hayret”in  [“astonishment”] felsefenin kökü olduğunu ifade eder. Gerçekte, felsefe, insanların kendileri tarafından ve içinde yaşadıkları dünya tarafından hayrete düşürülme doğal eğiliminde köklenir. [Bu bir çekimdir.] Kendisini bir “bilgelik” [“wisdom”] formu olarak gören bu alan [Felsefe], bize, düşünmenin kendisi üzerine düşünmeyi [to reflect on reflection itself], yerleşik hale getirilmiş hakikatleri [well-established truths] sürekli olarak sorgulamayı, hipotezleri doğrulamayı ve sonuçları bulmayı öğretir. Yüzyıllardır, her kültürde felsefe, kavramlar, düşünceler ve çözümlemelere gebe kalmış ve onları doğurmuştur. Bu yolla, felsefe, eleştirel, bağımsız ve yaratıcı düşüncenin temelini kaydetti. Dünya Felsefe Günü, felsefi düşünmenin önemini kutlar ve dünyadaki tüm insanları, birbirleriyle felsefi miraslarını paylaşmak için cesaretlendirir. UNESCO’ya göre, felsefe dünya barışının üzerine dayandığı ilkelerin ve değerlerin kavramsal temellerini sağlar: Demokrasi, insan hakları, adalet ve eşitlik. Felsefe, bu barışcıl birlikte-varoluşun [peaceful coexistence] otantik temellerinin konzolidasyonuna [sıkılaştırılarak sağlamlaştırılmasına] yardımcı olur.”[4]

 

https://www.youtube.com/watch?v=F9aa2PDWUZA


[1] Prof. Dr., DEÜ Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü öğretim üyesi. www.metinbal.net E-posta: balmetin@gmail.com

[2] https://unique2brilliance.com/important-days/world-philosophy-day/ “World Philosophy Day 2019 aims to highlight the importance of philosophy in different regional contexts.” Çevrimiçi olduğu tarih: 21.11.2019.

[3] Gorki, Maksim (2019) Benim Üniversitelerim, çev. Mazlum Beyhan, İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.

[4] https://www.un.org/en/events/philosophyday/background.shtml “Background: In establishing World Philosophy Day UNESCO strives to promote an international culture of philosophical debate that respects human dignity and diversity. The Day encourages academic exchange and highlights the contribution of philosophical knowledge in addressing global issues. Why a Philosophy Day?: Many thinkers state that “astonishment” is the root of philosophy. Indeed, philosophy stems from humans’ natural tendency to be astonished by themselves and the world in which they live. This field, which sees itself as a form of “wisdom”, teaches us to reflect on reflection itself, to continually question well-established truths, to verify hypotheses and to find conclusions. For centuries, in every culture, philosophy has given birth to concepts, ideas and analyses, and, through this, has set down the basis for critical, independent and creative thought. World Philosophy Day celebrates the importance of philosophical reflection, and encourages people all over the world to share their philosophical heritage with each other. For UNESCO, philosophy provides the conceptual bases of principles and values on which world peace depends: democracy, human rights, justice, and equality. Philosophy helps consolidate these authentic foundations of peaceful coexistence.” Çevrimiçi olduğu tarih: 21.11.2019.

 

15. Dünya Felsefe Konferansı için tıklayınız: Dindarlık ve Dinsizlik Üzerine Felsefi İlk Tartışma Olarak Platon’un Euthyphron Diyaloğu, Metin Bal.

Metin BAL

ANA SAYFA