On the Relationship between Communication and the Philosophical Journey in the Phaedrus

Prof. Dr. Claude MANGION

Konferans: Phaidros’ta İletişim ve Felsefi Yolculuk Arasındaki İlişki Üzerine

[On the Relationship between Communication and the Philosophical Journey in the Phaedrus]

Prof. Dr. Claude MANGION, Tercümanlar: Öğretim Görevlisi Dr. Mehmet BÜYÜKTUNCAY – Araştırma Görevlisi M.A. Olcay ŞENER

25 Ekim 2017 Çarşamba, Saat: 14:00-16:00, Ömer Köse Konferans Salonu, Fen Fakültesi, B Blok, DEÜ Tınaztepe Kampüsü, Buca, İZMİR

Konferans videosunu izlemek için tıklayınız: https://www.youtube.com/watch?v=RQ5Cg6VyDBY

Ana Sayfa

 

Ana Sayfa

Platon Okumaları Söyleşiler Dizisi VI.

Açılış Konuşması

Metin Bal[1]

 

Saygıdeğer konuğumuz Prof. Dr. Claude Mangion[2], sayın hocalarım, sevgili öğrenciler, değerli katılımcılar, hepinizi sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum, Platon Okumaları Söyleşiler dizisinin altıncısına hoşgeldiniz.

 

Platon Okumaları Söyleşiler Dizisi etkinliğini Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Felsefe Bölümümüzün güz dönemi etkinliklerinden biri olarak sürdürmeye devam ediyoruz.

 

Edebiyat Fakültesi Dekanımız Sn. Prof. Dr. Kubilay AYSEVENER’e, Bölüm Başkanımız Sn. Prof. Dr. R. Levent AYSEVER’e ve bölümümüzün değerli hocalarına bu etkinliğin planlanması, organizasyonu ve gerçekleştirilmesi konusundaki girişim ve destekleri için teşekkürlerimizi sunuyoruz.

 

►İngiliz filozof Alfred North Whitehead, insanlık hafızası içinde Platon’un önemini şu sözüyle özetler:  “Avrupalı felsefi geleneğin en güvenli genel özelliği, onun Platon’a düşülmüş bir dizi dipnottan meydana gelmesidir.”[3] Platon Okumaları söyleşiler dizisi etkinliğimiz bu sözü kendisine motto alarak yoluna devam etmektedir. 

 

►Farkında mısınız? Eros ya da Aşk her zaman ve her yerde oradadır.

Aşk’a ne yaptığımıza ya da onun bize neler yapıyor olduğuna gözlerimizi kapatamayız.

Lütfen rol yapmayalım. Aşk’a gözlerimizi kapattıkça, Phaidros diyaloğunda, Sokrates’in sözünü ettiği “döngü”den kurtulamacağız. Sokrates’e göre “felsefe yapmak” bu döngüden kurtulmanın bir yoludur. Neyse ki epey zamanımız var. Ancak yine de bir an önce felsefe yapmaya bakalım, çünkü Sokrates’in dediğine göre bir kimse felsefe yapamadığında olaylar başa saracak.

Symposion diyaloğunda tek bildiği şeyin “aşk” olduğunu söyleyen Sokrates henüz “aşk” hakkında kendisinin düşüncelerinden söz etmemişti. İşte Phaidros diyaloğunun ayrıcalığı, Mangion’un da benimle aynı fikirde olduğu gibi, Sokrates’in nihayet “eros” hakkında kendi düşüncelerini açıklıyor olmasıdır.

 

Bu konuda bize, bugünkü etkinliğimizin konuşmacısı iletişim filozofu Sn. Prof. Dr. Claude Mangion yardımcı olacak.

 

Mangion 21 yaşında Hindistan’a bir gezi yapmaya gitti. 8 ay süren bu ziyareti süresince Hindu felsefesini tanıdı. Böylece felsefe okumaya karar verdi. Yüksek Lisans eğitimini İngiltere’de Sussex Üniversitesi’nde, kıta felsefesi üzerine yaptı. Doktorasını Nietzsche’nin Dil Felsefesi (Nietzsche’s Philosophy of Language) başlıklı teziyle Malta’da 1996’da tamamladı. Bunun ardından Malta Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde öğretim görevlisi oldu. 2012’de doçentliğini aldı. Şimdi aynı bölümde Profesör ünvanıyla bölüm başkanı olarak çalışmalarına devam etmektedir.

 

Başlıca, Japonya, Malezya, Laos, Tayland, Hindistan, Avusturalya, Almanya, İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri, Güney Afrika Cumhuriyeti olmak üzere birçok ülkeyi ziyaret ederek dünyayla felsefi bir iletişim kurmaya çalışan gezici bir filozof olan Mangion bu özelliğiyle bir dünya düşünürüdür.

 

Mangion’u bu sıralar düşündüren fikir Quentin Meillassoux’nun şu sözü: “ "Nereden geliyoruz?", "Neden var oluyoruz?" gibi sorulara gülüp onları alaya almak yerine, "Hiçlikten geliyoruz. Hiçlik için var oluyoruz" gibi sözlerin gerçekten cevaplar olduğu  dikkate değer olgusunu derinden düșünmeliyiz. Böylece bunların gerçek anlamda sorular olduğunun ve bu soruların bu konuda muhteșem olduklarının farkına varırız. Artık bir gizem yoktur. Bu, daha fazla bir problem olmadığı için degil, fakat için artık bir neden kalmadığı için böyledir.”[4]

 

Mangion’un benim için göz kamaştıran sözü şu: “Kitap okunduktan sonra kapatılıp rafa konulan ve kendisinden uzaklaşılan bir şey değil, aksine bizim hayatımızı dönüştürücü etkisi olan canlı bir organizmadır.”

 

Mangion kendi konusuyla ilgili konuları biliyor olmayı bir ayrıcalık olarak görmüyor, onun için asıl önemli olan şey bir kimsenin kendi konuları yanında başka şeylerin de farkında olabilmesidir.

 

Mangion’un derdi konuştuğumuz ve yazdığımız şeyleri nasıl canlı kılabileceğimiz sorunudur. O, “bunları yaşayan bir organizmaya nasıl çevirebiliriz?” Sorusunu soruyor.

 

Mangion bir felsefe hocası olarak öğrencilere yaklaşımıyla da faklılık gösteriyor. Öğrencilerine şöyle diyor: “Şimdiye kadar size tekrar etmeniz söylendi, ben size küçük de olsa bir düşünce oluşturmanızı ve onu tartışmanızı istiyorum.”

 

Filozof Claude Mangion’a,  “Platon’un Phaidros Diyaloğunda İletişim ve Felsefi Yolculuk Arasındaki İlişki Üzerine” başlıklı konuşmasını ilk olarak burada bizimle paylaşıyor olduğu için kendisine şimdiden sonsuz teşekkürlerimizi sunuyorum.

 

Sn. Mangion’un konuşması, Türkçe’ye, fakültemizin Mütercim Tercümanlık Bölümü’nün değerli hocaları Sn. Öğretim Görevlisi Dr. Mehmet BÜYÜKTUNCAY ve Sn. Araştırma Görevlisi M.A. Olcay ŞENER tarafından ardıl bir şekilde çevrilecektir. Bizim için son derece önemli olan bu profesyonel destekleri için Sn. hocalarımıza ne kadar teşekkür etsem azdır.

 

Yaklaşık bir saat sürecek konuşmanın ardından 30 dakikalık bir soru cevap kısmı olacaktır. Sizlere özellikle Mangion’dan iletmem gereken bir mesaj var. Sn. Mangion, ona yönelteceğiniz sorularla onunla iletişime geçme çabanızdan son derece memnun kalacağını söyledi. Şimdiden dikkatiniz, ilginiz ve katılımınız için teşekkürler.

 

Prof. Mangion, I kindly invite you to deliver your lecture, please…

[1] Doç. Dr., DEÜ Felsefe Bölümü öğretim üyesi. balmetin@gmail.com , www.metinbal.net

[2] Prof. Dr., Malta Üniversitesi Felsefe Bölümü Başkanı.

[3] s. 39, “The safest general characterization of the European philosophical tradition is that it consists of a series of footnotes to Plato.”, “Chapter I, Fact and Form, Section I”, Whitehead, Alfred North (1978)  Process and Reality, An Essay in Cosmology, New York: The Free Press.

[4] “Instead of laughing or smiling at questions like 'Where do we come from?', 'Why do we exist?', we should ponder instead the remarkable fact that the replies 'From nothing. For nothing' really are answers, thereby realizing that these really were questions - and excellent ones at that. There is no longer a mystery, not because there is no longer a problem, but because there is no longer a reason.” Meillassoux, Quentin (2009) After Finitude: An Essay on the Necessity of Contingency. With a preface by Alain Badiou, tr. by Ray Brassier. London: Continuum. s.110.

 

 

Metin Bal, Claude Mangion, Mehmet Büyüktuncay, Olcay Şener

Konferans videosunu izlemek için tıklayınız: https://www.youtube.com/watch?v=RQ5Cg6VyDBY

Ana Sayfa

Ana Sayfa