Platon'un Sofist Diyaloğu

Platon Okumaları IV

Yrd.Doç.Dr. Ümit ÖZTÜRK

(Video kaydını izlemek için tıklayınız lütfen.)

Söyleşi: Platon Okumaları – IV -

Platon’un Sofist Diyaloğu

Sn. Yrd. Doç. Dr. Ümit ÖZTÜRK

Tarih: 24 Kasım 2016 Perşembe, Saat: 14:00 – 16:00

Yer: Ömer Köse Konferans Salonu, Fen Fakültesi, DEÜ Tınaztepe Yerleşkesi.

ANA SAYFA

(Video kaydını izlemek için tıklayınız lütfen.)

 

(Video kaydını izlemek için tıklayınız lütfen.)

 

AÇILIŞ KONUŞMASI, Metin BAL

 

Değerli konuğumuz Sn. Yrd. Doç. Dr. Ümit ÖZTÜRK, saygıdeğer dekanım Sn. Prof. Dr. Kubilay AYSEVENER, Felsefe Bölümü Başkanım Sn. Prof. Levent AYSEVER, sayın hocalarım, meslektaşlarım, sevgili öğrenciler,

 

İzmir’de, Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde felsefi bir etkinlik yapmak üzere toplanmış bulunuyoruz. Hoşgeldiniz, hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum.

 

Bugün 24 Kasım, özgürlük filozofu Spinoza’nın (1632-1677) doğum günü, aynı zamanda Charles Darwin’in Türlerin Kökeni (1859) adlı kitabının yayın yıldönümü olması nedeniyle Dünya Evrim Günü. Biz de düşüncemizin evriminde yardımı dokunabilecek Platon ve Aristoteles Okumaları Söyleşiler Dizisi’nin altıncısını ya da güz dönemine özgü adıyla Platon Okumaları’nın dördüncüsünü gerçekleştirerek bu anlamlı güne katkıda bulunacağız.

 

Bu etkinliğin gerçekleştirilmesi ve devamı konusundaki desteklerini sürdürdükleri için Edebiyat Fakültesi Dekanımız ve aynı zamanda Felsefe Bölümümüzün öğretim üyesi Sn. Prof. Dr. Kubilay AYSEVENER’e, Felsefe Bölüm Başkanımız Sn. Prof. Dr. Levent AYSEVER’e ve bölümümüzün değerli hocalarına sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

 

Platon ve Aristoteles Okumaları Söyleşiler Dizisi etkinliğimizin amacını tekrar hatırlatıp, etkinliğe ilk defa katılanlar için bu etkinliğimizi nasıl yapıyor olduğumuz hakkında kısa bilgi vereceğim. Bunun ardından, günün konuşmacısı olarak davet ettiğimiz Sn. Yrd. Doç. Dr. Ümit ÖZTÜRK hocamızı takdim edeceğim.

 

Platon ve Aristoteles Okumaları etkinliği filozof Alfred North Whitehead’in sözünü kendisine motto kabul eder: “Avrupalı felsefi geleneğin en güvenli genel özelliği, onun Platon’a düşülmüş bir dizi dipnottan meydana gelmesidir.”[1]

 

Bir söyleşi formunda tasarladığımız Platon ve Aristoteles Okumaları etkinliğinin amacı Platon’un, ve ardından Aristoteles’in yapıtları üzerine yoğunlaşmak, onları tekrar okumak, onlarla ilgili bilgilerimizi tazelemek ve yeniden gözden geçirmektir. Platon ve Aristoteles Okumaları, birbiriyle ardışık zamanlarda gerçekleştirmeyi sürdürdüğümüz, güz döneminde “Platon Okumaları” ve bahar döneminde “Aristoteles Okumaları”yla iki ayrı söyleşi programından oluşur.

 

Platon ve Aristoteles Okumaları söyleşi etkinliklerinin her bir oturumunda Platon’un ya da Aristoteles’in yalnızca bir yapıtı ya da bir yapıtının belirli bir bölümünü ele alıyoruz. Etkinliğin her bir oturumu ele alınan yapıtın, onun üzerine konuşma yapacak kılavuz bir hocanın, yalnızca ele aldığı yapıtın sınırları içinde kalınarak gerçekleştirilir.

 

Söyleşide dinleyici ve tartışmacı olarak yer alan katılımcıların daha önceden duyurusu yapılmış, üzerinde durulacak yapıtı okumaları beklenir. Günün konuşmacısı olan kılavuz hocamız çeşitli yorumlamalarla ele alacağı yapıtı en çok 60 dakika içinde tanıtıp açıklayarak tartışmaya açar. Bunun ardından, 30 dakikayla sınırlı olacak şekilde, kılavuz hocamızın yönlendirmesiyle, söyleşinin katılımcıları olan dinleyicilerimiz, konu hakkındaki tartışmaya soru, cevap ve görüş bildirerek aktif bir şekilde dahil olabilecek.

 

Değerli meslektaşlarım, sevgili öğrenciler,

 

Platon’un ve Aristoteles’in yapıtları ayrı ayrı, nasıl bir araya getireceğimizi bilmekte zorlandığımız yazılardır. Sanki orada olması gereken birçok cümle eksik. Bir yapıt, bir söz, bir kavram, hatta bir jest etrafında, felsefe tarihini örgütleyip bir araya getirip, bunları anlamlandırabiliriz. Felsefe yapmak böylece enkarne edilebilir. Felsefe öğrencisi bir kitabı, sözü hatta kendisini şimdiden “kesilmiş” olarak bulur. Bu ayrı ayrı duran, bir türlü anlamakta zorlanılan şeyler nedir? Bunlar ne zaman bir bütün haline getirilebilir? Bunu yapmak için, kesikler ve kesintilerden oluşan yaşamımız içinde, kesintisiz bir okuma eylemine girişmemiz gerekiyor.

 

Söyleşi etkinliğimize adını veren bu “okuma” eylemi nedir? Şudur sanıyorum: Bir yapıt içinde sondan baş gitmek, oradaki herhangi bir noktadan yine oradaki başka bir noktaya, dahası orada görünmeyen ancak götürülebilir bir yere vardıran manevralar için hareket teknolojisi geliştirmektir.

 

Şimdi, Platon’un Sofist diyaloğu üzerine konuşması için birazdan kürsüye davet edeceğim Sn. ÖZTÜRK hakkında kısa bir bilgi vermek istiyorum.

 

Uludağ Üniversitesi Felsefe Bölümü’nden mezun oldu. Lisans okuduğunuz bir yerde hocalarınız tarafından çalışma arkadaşı olarak seçilmek bir mucizedir. Ümit hoca bunu başardı. 20005-2014 yılları arasında araştırma görevlisi olarak çalıştı. Bu arada, yüksek lisansını Bilime Sınır Çizme Problemine Çözüm Arayışlarında Carnap ve Kuhn’un Bilim Felsefeleri başlıklı teziyle ve 2013 yılında tamamladığı doktorasını Kant’ta Aklın Teorik Kullanımından Pratik Kullanımına Geçişin Koşulları Üzerine Eleştirel Bir İrdeleme başlıklı teziyle Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde yaptı.

 

2014 yılından başlayarak Gümüşhane Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde Yardımcı Doçent Doktor ünvanıyla öğretim üyesi olarak felsefe ve edebiyatın sınırlarında çalışmalarını sürdürmektedir.

 

Ben, Ümit hocamızı, geçmişte yaptığı çalışmalardan da söz ederek size tanıtmak istiyordum, ancak hocamız geçmişteki çalışmalarıyla değil de şu anki yapacağı konuşmayla sizinle tanışmayı uygun gördüğü için, önceki çalışmalarından söz etmeyeceğim. Hocamız şu an neyse o olma riskini göze aldı.

 

Dün akşam, karanlığa doğru derinleşen konuşmalarımız, sabaha bağlayana kadar geceyi, astronomik bir olay oldu.

Ümit hocamız, bulunduğu odaya girecek birinin kapıyı çalmasını istemiyor. Gireceğiniz yerin size ait olduğunu kendinizden başka kim söyleyebilir? Gittiğiniz yere götüren yol, sizin yolunuz.

 

Şeyler hakkında konuşmayı sevmeyen ben, bu şeylerin kendilerini ortaya koyan biri hakkında ne diyorum?: “Güvenebilirsiniz, sizinle birlikte düşeceğim!”  Oysa, o diyor ki: “ortak bir denge yok! Düştüğümüz yerler farklıdır. Uçurumun ölçüsü olmaz. Bu işte ortak olmak mümkün değil!”

Yine de düşüşüne kaçak bir yolcu gibi, onu size takdim ediyorum.

 

Dünya yıkılsa, bir kimseyi yakalamayana kadar onun “ben geldim!” demesinin bir anlamı yok.

 

Beğenisi epey incelmiş, kekremsi bir tad arayışında olan Ümit hocaya gecenin derinliğinde kahve ikram ettim, çalışmalarının en derin kısmına düştüm, ifadelerini dinledim. Bir ara, aynada kendisine bakışını yakaladım. Gördüm ki kahvede, çalışmada, ifadede ve aynada kendisine sert bakan biri.

 

Şimdi, yapacağı konuşma için sözü ona bırakıyorum. Buyrun Ümit hocam.

                                                        

 

 

           Platon ve Aristoteles Okumaları Söyleşileri Dizisi Koordinatörü

                                             Doç. Dr. Metin BAL

 

 

(Video kaydını izlemek için tıklayınız lütfen.)

(Video kaydını izlemek için tıklayınız lütfen.)

 
 
 
 

 

 

 

 

 

 

 

ANA SAYFA

(Video kaydını izlemek için tıklayınız lütfen.)