Café-Philo II, "Jean-Paul Sartre'ın Bulantı Romanının Varoluşçu Felsefe Bakımından Bir Yorumu."

Tarih: 2 Mart 2019 Cumartesi, Saat: 14:00 – 16:00, Arma Book Store Cafe Brasserie, Alsancak Kordonboyu İzmir.

 

Roquentin: "Benim bildiğim, nesnelerin insana dokunmaması gerekir. Çünkü canlı değillerdir. Aralarında yaşar, onları kullanır, sonra yerlerine koruz. Onlar sadece yararlıdırlar. Oysa bana dokunuyorlar. Çekilmez bir durum bu. Onlarla bağlantı kurmak korkutuyor beni. Sanki hepsi birer canlı hayvan.” (s. 22, Sartre, Jean-Paul (2009) Bulantı, çev. Selâhattin Hilâv, İstanbul: Can Yayınları.

“Cumartesi günü çocuklar kaydırmaca oynuyorlardı; onlar gibi ben de denize bir çakıl taşı fırlatmak istedim. Tam o sırada durakladım, taşı elimden bıraktım ve oradan ayrıldım. Sersemlemiş bir halim olmalı; çocuklar ardımdan güldüler. İşin görünen yanı [the exterior] bu. Içimde olup bitenler, belirgin izler  [clear traces[1]]  bırakmadı. Gördüğüm bir şey vardı, beni tiksindirmişti. Ama o sırada denize mi, yoksa çakıl taşına mı baktığımı bilemiyorum. Çakış taşı yassıydı, bir yüzü baştan başa kuru, öteki yüzü ıslak ve çamurluydu. Elimi kirletmemek için parmaklarımın ucuyla kenarlarından tutuyordum.” (Sartre, Bulantı, 2009: 12)


[1] s. 10. Sartre, Jean-Paul (1965) Nausea, tr. by Robert Baldick, London: Penguin.

ANA SAYFA