Nominalizm, Realizm, Kavramcılık[1]

Maurice De Wulf

Çeviren Metin Bal[2]

Nominalism, Realism, Conceptualism. Künyesi: The Catholic Encyclopedia, Vol. XI. Transcribed by Drake Woodside, Atom M. Eckhardt and Yaqoob Mohyuddin, 1911. New York: Robert Appleton Company. The New Advent CD-ROM. Çevrimiçi adresi: www.newadvent.org, 13.03.2011.

Bu yazının Türkçe tam çevirisi için bakınız lütfen: Bibliotech, Felsefe, Sosyal Bilimler Dergisi, Konu: Müzik, Sayı: 14 Yıl: 7, Mayıs/Haziran  2011, Ankara. ss. 10-16.

Dil Felsefesi dersi için tıklayınız

I. Giriş:

 

Tümeller problemi, zihinsel kavramlarımızın zihnimizin dışında varolan şeylere karşılık gelmesidir. Dışsal nesneler belirli, bireysel, biçimsel olarak bütün çokluğun dışındalarken, kavramlarımız ya da zihinsel tasarımlamalarımız bize bütün tikel belirlenimlerden bağımsız gerçeklikler sunarlar. Onlar soyut ve evrenseldir. Soru, bu nedenle, zihin kavramlarımızın hangi erime kadar temsil ettikleri şeylere karşılık geldikleridir. Düşündüğümüz bir çiçeğin doğada varolan çiçeği nasıl temsil ettiğidir; kısacası, düşüncelerimizin sadık olup olmadığı ve nesnel bir gerçekliklerinin olup olmadığıdır. Bu problem için dört çözüm önerilmiştir. Yazarlar bu terimleri her zaman aynı anlamda kullanmadıkları için onları dikkatlice betimlemek zorunludur.

 

A. Abartılı Realizm:

 

Abartılı Realizm [Gerçekçilik] zihinde evrensel kavramların ve doğada evresel şeylerin varolduğunu savunr. Böylece doğadaki varlık ve düşüncedeki varlık arasında kesin bir paralelizm vardır, çünkü dışsal nesne kavramda keşfettiğimiz aynı evrensel özellikle [character] giydirilmiştir. Bu basit ama sağduyunun buyruklarına aykırı düşen bir çözümdür.

 

B. Nominalizm [Adcılık]:

 

Abartılı Realizm düşünce dünyasının özelliklerine tam karşılık gelen bir gerçeklik dünyası icat eder. Nominalizm, bunun tersine, bireysel ve tikel olarak değerlendirdiği dışsal nesne için bir kavram tasarımlar. Nominalizm sonuçta soyut ve evrensel kavramların varolmasını kabul etmez ve zihnin onları meydana getirme gücüne sahip olduğunu kabul etmeyi reddeder. Tümel düşünceler olarak adlandırılan şeyler, şeyler ya da tikel bir olaylar dizisi topluluğu için etiketler olarak hizmet eden yalın adlardır, bütünüyle sözel tasarlamalardır. “Nominalizm” terimi buradan gelir. Düşüncedeki şey ve doğada varolan şey arasında bir karşılıklılık kurmada ne abartılı Realizm ne de Nominalizm bir zorluk görür, çünkü farklı yollarla, onların ikisi de bu ikisi arasında mükemmel uyum koyutlarlar. Asıl zorluk doğadaki şeye ve düşüncedeki şeye farklı öznitelikler yüklediğimizde, birini bireysel ve diğerini evrensel kabul edersek ortaya çıkar. Böylece gerçeklik dünyası ve zihinde tasarımlandığı haliyle dünya arasında bir antinomi ortaya çıkar ve biz böylece zihin tarafından düşünülen tümel çiçek nosyonunun doğanın tikel ve belirli çiçeklerine nasıl uygulanabilir olduğunu soruşturmaya götürülürüz.

 

C. Kavramcılık [Conceptualism]:

 

Kavramcılık bizde soyut ve adını aldığı tümel kavramların varolduğunu kabul eder, fakat bu zihinsel nesnelerin zihinlerimizin dışında bir kaynağı olup olmadığını bilmediğimizi ya da doğada bireysel nesnelerin ayrı ayrı ve her biri kendi başına, onların herbirinde gerçekleşmiş olduğunu düşündüğümüz gerçekliklere sahip olup olmadıklarını bilmediğimizi savunur. Kavramlar düşünsel bir değere sahiptir, onların gerçek bir değeri yoktur, ya da en azından biz onların gerçek bir değere sahip olup olmadıklarını bilmiyoruz.

 

D. Ilımlı Realizm

 

Ilımlı Realizm, son olarak, evrensel olmayan gerçeklikleri sadık bir şekilde temsil eden evrensel kavramların var olduğunu açıklar.

Tümel kavramlar ve tümel olmayan gerçeklikler arasında bir uyum nasıl olabilir? Sonraki tikellerdir, fakat biz onları soyut şekilde tasarımlama gücüne sahibiz. Böylece bu soyut tip, zihin onu düşünümsel olarak ele aldığında ve onun içlerinde gerçekleştiği ya da gerçekleşebileceği tikel konularla karşıtlaştırdığında, ayrı ayrı onların her birine ve hepsine yüklenebilir. Soyut tipin bireylere bu uygulanabilirliği onun evrenselliğidir. (Mercier, “Critériologie”, Louvain, 1906, s. 343)

 

II. Nominalizm, Realizm ve Kavramcılığın Temel Tarihsel Biçimleri

 

A. Grek Felsefesinde:

 

Bir ve çoğun, değişen ve kalıcı olanın uzlaşımı Grekler’in temel bir problemiydi. Bu, evrenseller problemine götürür. Abartılı Realizmin tipik kabulü, şimdiye kadar olanlar arasında en açık dile getirileni Platon’un felsefesinde görülür. ..... ... ... ... ... ...Bu yazının devamı için bkz: Bibliotech, Felsefe, Sosyal Bilimler Dergisi, Konu: Müzik, Sayı: 14 Yıl: 7, Mayıs/Haziran  2011, Ankara. ss. 10-16.

"Nominalizm" (Adcılık) ile ilgili başka bir yazı için bkz: “Nominalist Devrim ve Modernitenin Kökeni”, Gillespie, Michael Allen, Çev. Metin Bal ve Fatma Erkek. Bkz. Bibliotech, Felsefe, Sosyal Bilimler Dergisi, 2011, Sayı: 16, Yıl: 7, ss. 74-87.

 

.....


[1] “Nominalism, Realism, Conceptualism”, Maurice de Wulf. Bu sözlük maddesi için bkz. The Catholic Encyclopedia, Vol. XI. Transcribed by Drake Woodside, Atom M. Eckhardt and Yaqoob Mohyuddin, 1911. New York: Robert Appleton Company. The New Advent CD-ROM. Çevrimiçi adresi: www.newadvent.org, 13.03.2011.

[2] Adnan Menderes Üniversitesi, Felsefe Bölümü öğretim üyesi. E-posta: balmetin@gmail.com

....

.....

Bu yazının Türkçe tam çevirisi için bakınız lütfen: Bibliotech, Felsefe, Sosyal Bilimler Dergisi, Konu: Müzik, Sayı: 14 Yıl: 7, Mayıs/Haziran  2011, Ankara. ss. 10-16. Çeviren Metin Bal

Dil Felsefesi dersi için tıklayınız

 

Doç. Dr. Metin BAL,

Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Felsefe Bölümü, Tınaztepe Yerleşkesi,

PK: 35260 , İzmir Türkiye, Tel: ++ 90 (232) 412 79 03  - Oda dahili no: 19411, Fax: ++ 90 (232) 453 90 93

E-Posta: balmetin@gmail.com , Web: http://web.adu.edu.tr/user/mbal/index.html , www.metinbal.netne.net