Ütopyanın Evrimi

Metin Bal , Yrd.Doç.Dr.

Adıyaman Üniversitesi, Felsefe Bölümü öğretim üyesi

 balmetin@gmail.com

PANEL: Siyaset Felsefesi,

Rektörlük Konferans Salonu, 11 Mart 20010 / 14:00-17:00

ANA SAYFA

 

Ütopya: ►bir toplumun nasıl oluştuğunu ve bu oluşumun nasıl kontrol altına alınarak düzenlenebileceğini - başta politik, ekonomik, etik ve ontolojik olmak üzere - çeşitli şartlar altında kurgulayan bir tasarımdır. ► Toplumsal düzeninin ve çeşitlilik gösteren bu düzenler hakkındaki düşüncelerin rasgele bir şekilde değil, tarihsel bir bağlam içinde ortaya çıktıklarını gösterir. ► Tarihsel evrimiyle birlikte, toplumsal düzenin dönüşümünde rol alan aktörlerin, değişen şartlar altında belirlenerek nasıl evrildiklerini düşündürür.

 

►Platon: Devlet, Thomas More: Ütopya, Francis Bacon: Yeni Atlantis, Thomas Campanella: Güneş Ülkesi, James Harrington: Okyanus Ülkesi, William Morris: Hiçbir Yerden Haberler.

 

Ütopyanın dört dönemi: 1.Kiliastik (binyılcı ya da tanrı devletçi), çağrıcı, muhafazakar dönem, 2. Dünyevi ancak düşsel dönem, 3.  gerçek dünya koşulları ile ilişki içine sokulduğu dönem: Saint Simon,  Charles Fourier,  Robert Owen , 5. bilimsel bir tutumla ele alındığı dönem: Karl Marx, Friedrich Engels.

 

 Thomas More: “Toplum yozlaşmasının nedeni zenginlik birikimidir.”

 

 Saint Simon  “reformlar ‘gönülsüz önlem’lerdir.”

 

Charles Fourier: “Bir mimar şehrin bir kısmını kül edecek bir yangın arzular, bir camcı bütün camları aşağı indiren bir dolu yağışı bekler. Bir terzi ve ayakkabıcı toplumun kötü işlenmiş kumaşlar ve kötü bir deriyle yapılmış ayakkabılar kullanmasını ister.”

 

Robert Owen: “Koşullar tarafından yönetilmek yabancılaşma ve meta fetişizmiyle sonuçlanır. Koşulların etkisinin bilimiyle ‘koşullar tarafından yönetilmek’ten ‘koşulların yönetilmesi’ne geçilmelidir.”

 

 Marx ve Engels: “Toplumsallaşmış üretim karşısında duran toplumsallaştırılamamış sahiplenme, başka bir deyişle  ‘kapitalist sahiplenme’ olgusu, üretimin toplumsallaştırıldığı zamanlardan bu yana sürekli olarak ‘kriz”le sonuçlanmıştır. Bu nedenle, toplumsal bir devrimle her bir kişinin özgür gelişiminin, herkesin özgür gelişiminin önkoşulu olduğu bir toplum kurulmalıdır.”

 

J.S.Mill : “Belkide, onları ütopyacılar diye adlandırmak övgü niteliğindedir, onlar daha çok dystopyalar ya da kakotopyalar [karşı-yerler, kötü-yerler] diye adlandırılmalıdır. Çoğunlukla ütopik diye adlandırılan bir şey mümkün olamayacak kadar iyidir, fakat onların destekliyor göründükleri şey mümkün olmayacak kadar kötüdür.”

 

“Küreselleşme” ya da “dünya-pazarı”nda ütopya:

 

William Morris: “kâr marjının en üst seviyeye çıkması için giderlerin en aza indirgenmesi hedeflenir, bu amaç için sağlık, beslenme, barınma, eğitim, eğlence, dinlenme, giyim başta olmak üzere, çalışanların bütün yaşamı kurban edilir. Bütün toplum, aslında, bu azgın canavarın ağzına atılmış, Dünya-Pazarı tarafından bütün topluma ‘ucuz üretim’ zorlanmıştır.”

 

H.G. Wells: “Sizden kendinizi vermenizi istediğim şey, mümkün olduğunca çok kişide bir Dünya Devleti düşüncesi, fikri, umudu ve beklentisi yaratma görevidir. Yazarlar, öğretmenler ve benzeri kimseler olarak bize bu müthiş yaratıcı çalışmayı gerçekleştirme olanağı düşmektedir. Ben bu görevin bizi boş yere çağırmadığını düşünüyorum.”

ANA SAYFA